3. Dünya Savaşı mı çıkıyor?

Cennet Yüzer Cankılıç
cankilic@ritimhaber.com -İngiltere’nin ünlü Daliy Star Gazetesi’nin 3 gün önce yayınladığı Baba Vanga’nın kehanetleri bizim ülkemizde de haber sitelerinde fazlasıyla yer aldı. Bulgar medyum Baba Vanga, 2025 yılını insanlığın çöküşünün başlangıcı olarak yorumluyor/muş! Dünyanın son kullanım tarihi 5079’ muş. Ama o tarihe kadar dünya pek çok savaşa sahne olacakmış!
Kehanetlere inanıp inanmamak, ya da magazinsel olarak değerlendirmek kişinin kendi inancına kalmış, ama şunu söyleyebilirim ki;
Mevcut dünya konjonktürüne baktığımızda artan jeopolitik gerilimler, teknolojik gelişmeler ve güç mücadeleleri, hele ki son ABD başkanlık seçimlerinden sonra Trump’ın sınırları kaldıran meydan okuması sanki dünyayı hızlı bir şekilde bir 3. Dünya Savaşına doğru götürüyor. Ya da hazırlıyor…
Peki bir 3. Dünya Savaşı gerçekten mümkün mü? Bu soruya net bir cevap vermek elbette çok zor, ancak mevcut küresel gelişmeler üzerinden değerlendirmeler yapılabilir.
Şöyle ki;
İki kutuplu dünya düzeni kayboldu
Soğuk Savaş döneminde dünya, ABD ve Sovyetler Birliği arasında iki kutuplu bir yapıya sahipti. Ancak günümüzde çok kutuplu bir sistem oluştu. ABD'nin küresel liderliği, Çin’in ekonomik yükselişinin ortaya çıkardığı korku, Avrupa’nın ortak siyasi ve ekonomik yapılanmasının çıkardığı AB gücü, Rusya’nın ve İsrail’in yayılmacı politikası, Arap ülkelerinin küresel sahneye çıkışı ve bu güçler arasındaki siyasi ve ekonomik rekabet, özellikle Ukrayna Savaşı, Tayvan krizi ve Orta Doğu’daki çatışmalar üzerinden ki, İsrail’in Gazze işgali ile sık sık kendini gösteriyor.
Sıcak savaş yerini hibrit savaşlarına bıraktı
Yeni dünya düzeninde artık geleneksel savaş biçimleri ortadan kalktı. Siber savaşlar, yapay destekli saldırılar, ekonomik yaptırımlar, ambargolar, bilgi savaşları ve grupların, örgütlerin üzerinden yürütülen vekâlet savaşları, modern çatışmaların yeni yüzü oldu. Bu durum, olası bir "3. Dünya Savaşı"nın da alışılmışın dışında, dolaylı yollarla gerçekleşebileceği anlamına geliyor.
Nükleer silahlar en büyük tehdit
En büyük savaş karşıtı faktörlerden biri, nükleer silahların yarattığı “karşılıklı yok oluş” tehdididir. ABD, Rusya, Çin ve İran başta olmak üzere diğer bazı ülkelerin sahip olduğu nükleer cephanelikler, Baba Vanga’nın insanlığın sonu kehanetini daha da öne çekebilir. Bu nedenle, nükleer caydırıcılık halen savaş çıkmasını engelleyen en güçlü unsur olarak kabul ediliyor.
Ekonomik buhranlar tetikleyebilir
Dünya bir taraftan teknolojik olarak gelişim sağlarken, diğer taraftan nüfus yoğunluğunun yarattığı tahribatla enerji krizlerini, iklim değişikliklerini yaşıyor. Gıdaya ulaşım ve göç gibi küresel sorunlar ülkeler arasındaki iş birliğini daha da zorlaştırıyor. Bu faktörlere ekonomik ekonomik buhranları da ekleyince ülkeleri, iç karışıklıkları ve uluslararası krizleri tetikleyerek, yayılmacı politikalar ile savaş riskini dolaylı olarak arttırıyor. Rusya ve Ukrayna arasında yıllardır süren savaşta olduğu gibi.
Şavaş olasılığı düşük ama…
Neticede uzmanların yorumlarına göre, geleneksel anlamda bir 3. Dünya Savaşı çıkma olasılığı düşük, ancak imkânsız değil. Küçük çaplı bölgesel çatışmaların büyüyerek küresel bir savaşa dönüşme ihtimali ise tarihte olduğu gibi her zaman yüksek.
Yine de günümüzün modern ve akılcı iletişim diplomasisi, ekonomik karşılıklı bağımlılık ve özellikle nükleer silahların karşılıklı kullanımından doğan caydırıcılığı, büyük savaşların önünde engel oluşturuyor .
Tabii şimdilik kaydıyla…