Nobel Ödülü alan Daron Acemoğlu hükümeti hep uyardı…

Cennet Yüzer Cankılıç
cankilic@ritimhaber.com -O kadar kaosun içinde ülkemiz ve milletimiz adına gurur verici gelişmeler de olmasa hepten içimizi karalar bağlayacak. 1900’den bu yana dünyanın en prestijli başarı ödülü olarak kabul edilen Nobel Barış Ödülü bu yıl 3. defa Yazar Orhan Pamuk ve Bilim Adamı Aziz Sancar’dan sonra yine bir Türk bilim adamı Daron Acemoğlu’na verildi.
İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi 2024 Nobel Ekonomi Ödülü'nü "kurumların nasıl oluştuğu ve refahı nasıl etkilediği” konusundaki çalışmalarından dolayı 2 bilim adamıyla beraber Daron Acemoğlu paylaştı. Uzun yıllar Amerika’da yaşayan ABD merkezli Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) öğretim üyeliği yapan dünyaca ünlü ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu Türkiye’de de özellikle ekonomi sektöründe ağırlığı olan bir isim.
Makaleleri, söyleşileri ve değerlendirmeleri yakından takip edilen Daron Acemoğlu’nun kıymetini maalesef bir bizim siyasi otoriteler bilemedi.
Benim de yakından takip ettiğim Daron hoca ülkemizin şu anda içinde yaşadığı ağır ekonomik bunalımı yıllar öncesinden ilk dillendiren ve ara ara da açıklamalarıyla hükümeti uyaran ilk isim.
“MUCİZE ÇIKIŞ MÜMKÜN DEĞİL”
Hoca’daki öngörüye bir bakar mısınız…
15 Haziran 2018’de Medyascope.tv’ye konuşan Daron Acemoğlu daha o zaman bugünkü tabloyu karamsar bir şekilde anlatmış:
“Şu anda ekonominin negatife girmesi engellenemez boyutta. Mucize şekilde bir çıkış mümkün değil. Eğitim düzeyinin yeniden yüksek kaliteye gelmesi kolay olmayacaktır. Umarım sistemik krizi görmeyiz. Ama bazı şirketlerin batması, işsizliğin artmasının önünü kapatamayacağız”
Daron Acemoğlu aynı söyleşisinde Türkiye’nin kalitesiz büyüdüğünü de söylemiş:
“Kaliteli büyüme yok. Büyüme odakları yanlış taraflarda. Türkiye’nin son 10 yıldaki büyümesi üretkenliğe dayalı olmadı. Özellikle inşaat sektörü ve tüketim üzerinden gelen bir büyüme. Böyle büyümeler genellikle dengesizlikler yaratıyor.”
“TÜRKİYE KALİTESİZ BÜYÜDÜ”
Sonraki yıllarda Hoca’nın uyarıları daha da artarak devam ediyor tabii…
19 Aralık 2020’de katıldığı Bilim Akademisi Konferansı'nda da Daron Acemoğlu Türkiye’nin önünde zor dönemler olduğunu söylüyor:
“ Son 10 yıldır verimliliği düşük büyüme özellikle tüketime bağlı, devlet harcamalarına, devlet bankalarına bağlı bir büyüme tablosu var. Türkiye’deki şirket bilançoları, banka bilançoları kötü durumda.Tüketici bilançoları kötü durumda. Türkiye’nin ekonomik olarak çok zor dönemler var önünde. Tabii ki dışarıdan gelen unsurlar buna katkıda bulunabilir ama asıl problemler içeride”
Aynı konferansta Türkiye’nin demokrasi krizi olduğunu da vurguluyor:
“Türkiye’nin kısa uzun dönemli problemleri var. En başta demokrasinin kuvvetlendirilmesi lazım. Ekonomik kurumlardaki iyileşme araçların daha bağımsız, otonom hale gelmesi lazım. Örneğin Merkez Bankası, yargı kurumlarının daha güçlenmesi ve bağımsız hale gelmesi…
Aynı zamanda makroekonomik olarak şirketlerin ve bankaların bilançolarının düzelmesi gerekiyor. Bunun için de yurt dışından para gelmesi lazım. Şu anda sadece kurumsal açılardan yapılacak reformlarla Türkiye büyüyemez. Çünkü bankaların ve şirketlerin bilançoları o kadar kötü durumda ki bunun için yeni bir kaynak yaratılması lazım.”
“ASGARİ ÜCRETİ ARTTIRARAK GELİR ARTMAZ”
Nobel Ödül’ünü almaya hak kazanan Prof.Dr. Daron Acemoğlu, Türkiye’deki ağır ekonomik krizle ilgili son değerlendirmesini yakın zamanda yapıyor. Acemoğlu, 28 Eylül’de Türkiye İş Bankası’nın konferansı için geldiği İstanbul’da Gazeteci Murat Sabuncu’nun “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in programını nasıl buluyorsunuz?” sorusuna şöyle cevap veriyor:
“Türkiye’nin teknolojiye hazırlanması, yapay zekaya hazırlanması, iklim değişikliğine, yaşlanmaya hazırlanması lazım. Bunların hiç birisi var mı Mehmet Şimşek’in programında? Bir tek enflasyon, faizler. Eşitsizlik, kurumların çökmesi. Nerede bunlar? Biz bunların hiç birine önem vermiyoruz. Bence bunlara önem vermemiz lazım ve eğer bu dönemi yine faiz arttırın, faiz düşürün söylemiyle geçirirsek bu yine treni kaçırmamız anlamına gelecek”
Gelir dağılımındaki büyük çukurla ilgili olarak da şöyle bir değerlendirmede bulunuyor:
“Eğer Türkiye’de gelir dağılımını iyileştirmek istiyorsanız, işçileri, çalışanları korumak istiyorsanız bunun iki yolu var. Biri üretkenlik artar, verimlilik artar, ikincisi onları genelde destekleyen politikalar, örneğin eğitimleri, örneğin çalışmasını, örneğin şirketler arasındaki değişimlerini, iş değiştirmelerini kolaylayacak politikalar geliştirilir ki ücretler artsın. İstihdam artsın. Asgari ücreti arttırarak istihdamı arttıramazsınız. Popülist dediğiniz politikalar bunlarsa hiçbir işe yaramayacak. Türkiye’deki ekonomi konularındaki en ana vurgunun işçi ücretleri nasıl arttırılır? olması lazım…”
Gördüğünüz gibi Daron Acemoğlu hoca Türkiye’nin yıllar öncesinden demokrasi ve ekonomi politikalarına bakarak büyük bir krize gireceğini söylemiş, süreçte çeşitli defalar uyarılarda bulunmuş. Yetmemiş çözüm yollarını da tek tek sıralamış.
Sonuç, Hoca’yı takan yok.
Şimdi ise Nobel ödülü aldı ya, artık siz seyreyleyin nasıl göklere çıkarılıyor!