29 Ağustos 2025 - Cuma

PKK uzantılarının hareketsizliği süreci baltalar mı?

Yazar - Cennet Yüzer Cankılıç
Okuma Süresi: 5 dk.
46 okunma
Cennet Yüzer Cankılıç

Cennet Yüzer Cankılıç

cankilic@ritimhaber.com -
Google News

Ak Parti iktidarı döneminde alışık olduğumuz “bardağın dolu bölümü” ya da “büyük fotoğrafa bakma” eğiliminde “Terörsüz Türkiye Projesi”ni sadece terörün kökten sona erdirilmesi olarak görmüyoruz. Bu projenin güvenlik temelli olmasının yanısıra siyasi irade, toplumsal uzlaşı, ekonomik yatırım ve bölgesel istikrarı bir arada hedefleyen kapsamlı vizyoner bir devlet politikası olduğuna inanıyoruz ve öyle görüyoruz.

Daha doğrusu görmek istiyoruz…

Tabii, fotoğrafın büyüğüne değil küçüğüne bakarsak halkın bu politikaya karşı sessiz kaldığını, bardağın boş kısmında da PKK’nın 11 Temmuz’da Süleymaniye’de sembolik silahlarını yakma merasiminden sonra, ülke dışı uzantılarında buna benzer bir silahsızlandırma merasimi göremedik.

….. …..

Evet, içeride iktidar ve muhalefetin katılımıyla geniş çaplı TBMM çatısı altında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kuruldu. Bugüne kadar 7 toplantı yaptı, ama komisyonda henüz DEM’in arzuladığı yasal zemine oturacak bir öneri maddelerinde bulunmadı. Hala toplumun değişik kesimleriyle görüşmeler devam ediyor.

…… ……

Fotoğrafın küçüğü ve büyüğündeki görünüm aşağı yukarı buna benzer durumlar.

Peki;

PKK sembolik de olsa silahlarını yakıp kendini fesh etme yoluna girdiği halde neden kamuoyunda bir heyecan dalgası estirmiyor?

Sorunun cevabı Ankara siyasetini yakından takip eden ve kulislere hakim olan aynı zamanda siyasi okumada başarılı diyebileceğim parti içinde otoriter konumdaki Ankaralı bir dosttan geldi:

Dedi ki:

“Evet vatandaş sessiz, çünkü daha önce çözüm süreçleriyle alakalı 2-3 defa bir acı deneyim yaşadı. Hepsinde tam destek verdi, heyecanlandı, ancak PKK’nın içindeki güç odaklarının ve fetö gibi dış destekli terör örgütlerinin baltalamasıyla başarısızlıkla sonuçlandı. Büyük bedeller ödedik. Bu sefer de temkinli yaklaşıyor. Bekleyip, görelim diyor.”

Devamında da şu değerlendirmede bulundu:

“Biz hep PKK’nın silah bırakması üzerinden gittik ya, zaten güvenlik politikalarımızda güçlü siyasi iradenin hakimiyetiyle PKK ülkemizde etkisizleşmişti, bu yeni açılım süreci PKK’nın silah bırakıp kendini feshini öncelikli hedef alıyordu. Sembolik de olsa örgüt silahlarını yakarak kendini fesh etme kararlılığını gösterdi mi?evet gösterdi. Burada devletimizin güvenlik güçlerinin gözetiminde yürütülen önemli bir başarı var mı? hem de çok büyük başarı var. Sonra birden PKK’nın yurt dışındaki unsurları YPG, PYD, PJAK gibi onların da silah bırakma ve komple tasfiyeleri gündeme geldi. Ancak YPG ve ya diğerleri Amerika’dan büyük bütçelerle satın aldığı silahları bırakmaya yanaşmıyor, kurdukları hegemonyayı, güçlerini sonlandırmak istemiyorlar. Suriye ve Irak’taki bu yapıların içlerinde pek çok küçüklü büyüklü yerel gruplar da, grupçuklar da bulunuyor. Bölge zaten savaş ve kozmopolit yapı çemberinde. Yani,süreç bu noktadan sonra pek ileriye gidemeyebilir, biz içeride elde ettiğimiz başarıyı lüzumsuz yere alanı genişleterek sanki başarısızlığa uğruyormuş gibi bir algıya büründürüyoruz”

Mecliste kurulan komisyonla ilgili olarak da;

“ Yasal düzenlemeler hukuk çerçevesinde bellidir. Bunlar komisyonda öncelikli olarak görüşülüp Meclis genel kuruluna havale edilmeli”

Yani dostumuz, devlet politikası haline gelen yeni açılım sürecinin aksayan yönleri bulunmakla beraber elde edilen kazanımı doğru dürüst kamuoyuna anlatamamanın verdiği çaresizliği şu anda iktidar partisinin yaşadığını anlattı.

HAYATİ YAZICI NE DEDİ?

Çok doğru tespit. Çünkü AK Parti yönetim kademesi süreci anlatmak için içinde bulunduğumuz Ağustos ve Eylül aylarında “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” adı altında saha çalışması programladı.
Bu kapsamda geçen hafta partinin en derin ismi Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı beraberinde başkan yardımcısı, Bursa siyasetinin marka isimlerinden Avukat Mehmet Tunçak’la Bursa’da idi.

Önce Ak Parti İl binasında basın toplantısı düzenledi, ardından da bir dizi temaslarda bulundu.

Toplantıyı takip ettim, Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı da vatandaşın acı deneyimlerinden dolayı bu hassas konuya bekle-gör anlayışında yaklaştığını ama bunun kardeşliğin tesisi anlamında tepki değil aksine yüreğinde destek inancı taşıdığını söyledi.

“Hiçbir şey birlikte yaşamaktan kıymetli değildir. Bunları söylerken de elbette bu ülkenin birlik ve bütünlüğü için şehit olmuş aziz şehitlerimiz, yine bu uğurda çatışmış aziz gazilerimizin ruhlarını rahatsız edecek hiçbir davranış içerisinde olmadık, asla da olmayız. İnşallah birlik ve bütünlüğümüzü silahlardan arındırmak suretiyle, varsa sorun teşkil eden alanlarımızı, demokratik değerlerimizi hep birlikte inşa ederek yolumuza devam ederiz.”

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları