Bu ülkenin hiç "derin" konuları yokmuş gibi, yine belli mihraklardan dilllendirilen"Atatürk'e lanet okundu, dil uzatıldı, hilafet isteniyor, saltanat gelecek" gibi hararetli tartışmaların odağında kaldık. Aslında hiç şaşırmadım ve benim gibi az buçuk siyaseti uzaktan da olsa takip edenlerin de beklediği bir şeydi. Çünkü Ayasofya'nın camii olarak yeniden ibadete açılması sadece bizim ülkemiz için değil, küresel bazda bir milad.
Bu hareketin hemen ardından böyle tartışmaların geleceğini de biliyorduk, bekliyorduk...
Öncelikle şunu ifade etmeliyim, bu ülkede toplumun yüzde 90'ını 86 yıl sonra Ayasofya'nın açılışındaki coşkuda birleştiren gönül bağındaki bir hareketin"bir rejim tartışması"na döndürülmek istenmesi bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.
2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi de, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi değişikliğini içeren referandum da hatırlarsak rejim tartışmasına döndürülmüştü.
Muhalefetin, Ayasofya karşısında kaybettiği siyasi duruşun telafisine yönelik beyhude çabalar olarak değerlendirmekle beraber arkasında büyük bir amaç taşıdığını ve hiç de öyle basit ve tesadüfi olmadığını düşünüyorum.
Çünkü bu tartışmalar doğrudan içerideki birlik ve beraberliğimizi hedef alan tehlikeli yaklaşımlar.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cennet Yüzer Cankılıç
TÜRGEV Başkanı Altun'dan çarpıcı tespit
Bu ülkenin hiç "derin" konuları yokmuş gibi, yine belli mihraklardan dilllendirilen"Atatürk'e lanet okundu, dil uzatıldı, hilafet isteniyor, saltanat gelecek" gibi hararetli tartışmaların odağında kaldık. Aslında hiç şaşırmadım ve benim gibi az buçuk siyaseti uzaktan da olsa takip edenlerin de beklediği bir şeydi. Çünkü Ayasofya'nın camii olarak yeniden ibadete açılması sadece bizim ülkemiz için değil, küresel bazda bir milad.
Bu hareketin hemen ardından böyle tartışmaların geleceğini de biliyorduk, bekliyorduk...
Öncelikle şunu ifade etmeliyim, bu ülkede toplumun yüzde 90'ını 86 yıl sonra Ayasofya'nın açılışındaki coşkuda birleştiren gönül bağındaki bir hareketin"bir rejim tartışması"na döndürülmek istenmesi bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.
2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi de, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi değişikliğini içeren referandum da hatırlarsak rejim tartışmasına döndürülmüştü.
Muhalefetin, Ayasofya karşısında kaybettiği siyasi duruşun telafisine yönelik beyhude çabalar olarak değerlendirmekle beraber arkasında büyük bir amaç taşıdığını ve hiç de öyle basit ve tesadüfi olmadığını düşünüyorum.
Çünkü bu tartışmalar doğrudan içerideki birlik ve beraberliğimizi hedef alan tehlikeli yaklaşımlar.
YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN...