Eda Fatma Şen Süt tartışması...
Yazı Detayı
11 Aralık 2020 - Cuma 07:25
 
Süt tartışması...
Eda Fatma Şen
 
 

Bir önceki yazımda süt ile ilgili birkaç noktaya değinmiştim. Özellikle son zamanlarda artan ‘süt içelim mi, içmeyelim mi?’ sorularına biraz olsun cevap olabilmek adına bu yazımda da sütten biraz daha detaylı bahsetmek istedim.

 

Bilindiği gibi süt ve süt ürünlerinin insan beslenmesindeki rolü büyüktür ve besin içeriği açısından çok önemli bir protein, vitamin, mineral kaynağıdır. Ancak buradaki konumuz sütün hepimiz tarafından bilinen faydaları oldukça fazla olmasına rağmen, içmememiz gerektiğini düşünmemize sebep olan noktaların neler olduğunu açıklamak olacaktır.

 

Bunlardan ilki; hormon etkisidir. Genetiği değiştirilmiş sığır büyüme hormonu (rBGH) ve IGF-1... Büyüme hormonu, tüm hayvanların hipofiz bezinden salgılanan bir proteindir. Sığır büyüme hormunu (BGH), sığır hipofiz bezinden salgılanır ve süt ineklerine enjekte edilmesinin süt üretimini arttırdığı bilinir. Sığır büyüme hormununun hipofiz bezinden sınırlı miktarda elde edilebilmesi, ineklere genetiği değiştirilmiş sığır büyüme hormonu (rBGH) enjekte edilmesine sebep olmuştur. IGF-1 ise insülin benzeri büyüme faktörüdür. İnsanlar dahil inek, keçi, koyun vb. memeli hayvanlar sütlerinde bulunan insülin benzeri büyüme faktörüyle yavrularını büyütürler. rBGH enjekte edilen ineklerde IGF-1 düzeylerinin de arttığı bilinmektedir. rBGH enjektesi haricinde IGF-1’ i arttıran bir diğer etmense günümüzde sıklıkla yapılan hamile ineklerden süt sağımıdır. İnek sütünden aldığımız IGF-1 düzeyi ineğin kendi yavrusunun büyümesine özel olduğu gibi bu düzeyin enjekte edilen rBGH ve ineğin hamile olması ile daha da yükselmesi başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklarla ilişkilendirilmiştir.

 

Bunun nedeni bir büyüme faktörü olan IGF-1’ in mitoz bölünme sinyali vermesi ve fazlalığında iyi anlamda çoğalma yarattığı gibi kötü huylu çoğalmalara da neden olarak çocukluk çağı kanserlerinin ilerlemesi, göğüs, lenf, rahim, yumurtalık, prostat, kolon, akciğer ve pankreas kanserleri için risk faktörü olmasıdır. 23.000 kişi ile yapılan bir çalışmada laktoz intoleransı nedeniyle hiç süt tüketmeyen bireylerin, süt tüketenlere oranla kansere yakalanma oranlarının daha az olduğu görülmüştür. Tüm bunların haricinde rBGH verilen ineklerin artmış derecede meme enfeksiyonları olmasından dolayı uygulanan antibiyotiklerin sütlerine geçerek bize ulaştığı bilinmektedir.

 

Bir diğer önemli konu ise; kazeinin yapısıdır. Sütte bulunan proteinlerin çok büyük bir kısmı geç sindirilen kazeinden oluşur. Kazein, A1 ve A2 şeklinde sınıflandırılır. Günümüzde inekler, gezen hayvan olmayıp Holstein cinsi olarak adlandırılan süt vermeye odaklı inekler olduğundan kazein formları A2A2 den A2A1 formuna dönmüştür. A1 formdaki kazein ince bağırsakta sindirildiğinde beta- kasomorfin-7 (BMC-7) olarak adlandırılan ve morfine benzer etki gösteren bir peptit üretir. Bu maddenin dolayısıyla A1 tip süt tüketiminin, otizm başta olmak üzere şizofreni, tip 1 diyabet gibi birçok hastalıkla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte bazı araştırmacılar, laktoz intoleransı olan bireylerde rahatsız edici semptomların sadece laktoz kaynaklı değil A1 proteini içeren süt tüketimiyle de ilgili olduğunu belirtmiştir. Laktoz intoleransı olan Çinli bireyler ile yapılan bir çalışmada A1 ve A2 proteinleri içeren normal süt içmenin, sadece A2 proteini içeren süte oranla daha fazla mide rahatsızlıkları, şişkinlik, gaz, ishal ve iltihaplanma gibi semptomlar sergilediği gözlenmiştir. 

 

Tüm bunlar göz önünde bulundurularak;  süt ile ilgili insanlar üzerinde daha fazla çalışma yapılması gerektiğini düşünmekle birlikte, süte karşı reaksiyon gösteren bir belirtiniz, hassasiyetiniz, alerjiniz veya laktoz intoleransınız var ise laktozsuz süt dahil inek sütü kullanımınızı bir süre diyetisyen gözetimiyle kaldırmak, böylece kaynağın süt ile ilgili olup olmadığı belirlendikten sonra rahatsız edici semptomları önlemek için beslenme planından tamamen veya porsiyon ayarlaması yaparak çıkarmak büyük ölçüde önerimdir. Süte karşı herhangi bir hassasiyetiniz yoksa inek sütü yerine keçi, koyun gibi küçük hayvanların sütünü tüketmenin yanında yoğurt, kefir, peynir gibi fermente süt ürünlerinden yaralanmanın etkili olabileceğini söyleyebilirim.

 
Etiketler: Süt, tartışması...,
Yorumlar
Haber Yazılımı